Güzellik ve Bakım

Güzellik ve Bakım Hakkında Öneriler.

Category Archives: Cilt Bakımı

Sivilce-Akne Nasıl Geçer ?

Sivilce-akneler nasıl geçer neler yapmalıyız yada neleri yapmamalıyız ? Bilinmesi gerekenler.

Sivilce (akne) en çok ergenlik çağında ve genç erişkinlerde görülür. Özellikle,  yüz, sırt ve omuz gibi görünür bölgeleri etkiler. Hayatın en genç ve güzel çağında, cildin yağlı, kırmızı, kabarık, iltihaplı ve izli  görünümü rahatsız edicidir. Sivilce (akne)leri sürekli çıktığı aktif dönemin verdiği rahatsızlık bir yana, tedavi edilmeyen sivilce (akne)ler ciltte hayat boyu devam eden  izler bırakabilirler. Pek çok kişi  sivilce (akne)lerin sıkıldığı ve oynandığı için iz bıraktığına inanır. Ancak genellikle sivilce (akne) sonrası kalıcı iz kalmasının nedeni,  sivilce (akne)nin süresi, derinliği ve şiddetidir. Ayrıca  sivilce (akne)lerin uzun süre tedavi edilmemesi, sivilce (akne)lerin aynı bölgede  sürekli tekrar etmesine izin vererek  cilde kalıcı zarar vermesine sebep olur. Çok iltihaplı, büyük ve tedavi edilmeden uzun süre kalan sivilce (akne)ler iz bırakabilirler. Sivilce (akne) ne kadar şiddetli ve derinse, o ölçüde  iz bırakma riski vardır. Öncelikle bir tedavinin en önemli hedeflerinden biri, iyileşmekte olan kist ve nodüllerin iz bırakmasını engellemektir. İzler ortaya çıktıktan sonra, cildi pürüzsüz bir hale getirmek oldukça zordur. Ayrıca tedaviler, hastanın sivilce (akne)li olarak geçirebileceği 1- 10 yıl gibi bir süreyi kısaltmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle sivilce (akne) zamanında tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

1. Sivilce (akne) tedavisinde, sivilce (akne)nin tipi ve şiddeti tespit edilmelidir. Sivilce (akne)nin tipi ve şiddetine uygun bir tedaviye başlanmalıdır. İlerleyen aşamalarda, tedavi yöntemleri duruma göre tekrar değerlendirilmelidir.

2. Herhangi bir sivilce (akne) tedavisinde iyileşmeler, 2. ayda görülmeye başlar. Bu dönemde iyileşme beklentisi %30- 40 oranında olmalıdır.  Sivilce (akne) tedavisinde ilk 1-1.5 ay en zor dönemdir. Çünkü cilt başlangıçta ilaçlara olumsuz tepki verebilir. Ciltte kuruluk, pullanma, soyulma ve kızarıklık olabilir. Sivilce (akne)ler ilk dönemde alevlenebilir ve  iltihaplı sivilce (akne)lerde artış görülebilir. Özellikle çok sayıda kapalı komedonu olan hastalarda ilk aylarda sivilce (akne) artışı kaçınılmazdır. Bilmeniz gereken, bunun geçici bir durum olduğudur. Bu dönemde şikayetler aşırı olursa, doktorunuzun önereceği yardımcı dermatokozmetik ürünler, komedon temizliği ve ilaçlar ile bu dönem rahatça atlatılabilir. Cilt genellikle 1.5-2 ayda tedaviye alışır ve iyileşmeler başlar. Tamamen düzelme, 4-8 ay arasında değişebilir.

3. Sivilce (akne) tedavisi uzun bir süreçtir. Tüm sivilce (akne) tedavileri,  var olan sivilce (akne)leri yok ederken, yeni sivilce (akne) oluşumunu engelleyerek etkili olmaktadır. Eğer sivilce (akne)ler 6-8 haftada iyileşmeye başlamadıysa tedavinin gözden geçirilip, değiştirilmesi gerekir.

4. Dermatoloğunuz size, sürülerek kullanılan,  porların tıkanmasını engelleyen ve porları temizleyen, bakterileri azaltan ve iltihabı dindiren  A vitamini (retinoidler), antibiyotik, dezenfektan ve kurutucu maddeler içeren terkipler, krem, jel veya losyonlar önerebilir. Bu ürünler bazen ciltte soyulma, kuruluk, kızarıklık ve hassasiyet yaratabilir. Sivilce (akne) tedavisi sırasında ortaya çıkan bu tür deri tahrişleri geçicidir. Deride kalıcı leke ve izlere neden olmaz. Ancak deride kızarıklık, soyulmalar ve kaşıntı fazla olursa tedavi devam etmek zordur  ve tedavi yarım kalabilir. Bu tür yan etkiler, nemlendirici ve yatıştırıcı  kremler kullanılarak engellenebilir.

  1. Ağız yoluyla kullanılan antibiyiotikler orta dereceli ve şiddetli sivilce (akne)de kullanılırlar. Antibiotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltarak, kızarıklık ve iltihaplanmalarda azalmayı sağlarlar. Doğum kontrol hapları, hormon bozukluğu olan ve diğer tedavilere yanıt vermeyen  kadın hastalarda, tedavi maksadıyla  kullanılabilirler. Derin iz bırakan sivilce (akne)ler, tedaviye yanıt alınmayan sivilce (akne)ler  veya tedaviyle iyileşen ancak çok kısa sürede tekrar eden sivilce (akne)ler olduğunda, ağızdan isotretinoin tedavisine geçilebilir.
  1. Dermatoloğunuz, siyah noktacıkları, beyaz yağ butonlarını ve iltihaplı keseciklerini özel aletlerle temizleyebilir. Eğer geniş kırmızı ve derin sivilce (akne)leriniz varsa, bunların içine kortizon injekte ederek, hemen iyileşmesini sağlayabilir. Sivilce (akne) tedavi etmek ve izlerini gidermek maksadıyla, tedavilerin yanı sıra meyve asitli ve salisilik asitli yüzeysel peelingler uygulayabilir. İltihaplı sivilce (akne)leri ve kırmızı izleri azaltmak maksadıyla lazer ve ışık tedavileri yapılabilir. 
  1. Hiçbir zaman, sivilce (akne)lerle oynamayın, sıkmayın ve yolmayın. Sivilce (akne)ler sıkılıp kopartılmamalıdır. Sivilce (akne)yi derinleştirerek daha fazla büyümesine ve iz bırakmasına neden olabilirsiniz. Sivilce (akne)yi alevlendirebileceği için, tahriş edici, ovalayıcı tarzda deri temizliğinden kaçınılmalıdır.

Makyaj malzemeleri, losyonlar veya alınan ilaçlar sivilce (akne)ye sebep olabilir. Dermatoloğunuzla görüşürken kullandığınız ilaç ve ürünleri iyi belirtmeniz gerekir. Tedavi  sırasında cildi aşırı kurutan veya yağlandıran temizleme ürünleri ve toniklerden kaçınılmalıdır. Sivilce (akne)li hastaların cilt bakım ürünleri ve makyaj malzemeleri kesinlikle yağsız olmalıdır. Mümkünse fondoten ve pudra kullanılmamalıdır. Sosyal ve psikolojik nedenlerle kapatıcı kullanılması gerekiyorsa yağ içermeyen sivilce (akne)li ciltlere özel fondoten veya pudra kullanılabilir.  Cilt bakımında yağ içermeyen ve yatıştırıcı özelliği olan, sivilce (akne)li ciltler için özel üretilmiş nemlendiriciler ve güneş koruyucular kullanılmalıdır.

alıntıdır: mddermatoloji.com

Sivilce (akne) nedir?

Pek çok insan o yada bu şekilde sivilce-akne sorunu olmuştur.Bazen kendiliğinden geçer bazende değişik tedavi yöntemleri uygulamak gerekir.

Sivilce (akne), cildimizde bulunan yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezleri, avuç içi ayak tabanı ve ayak sırtı  hariç, tüm vücut derisinde mevcuttur. Yağ bezleri,  en fazla sayıda yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda bulunmaktadır. Bu bölgedeki yağ bezleri diğer vücut bölgelerine göre daha geniştir. Bu yüzden, sivilce (akne) hastalığı en çok yüz ve sırt bölgesinde görülmektedir.

Sivilce (akne)lenmenin şiddeti kişiler arasında farklılıklar gösterir. Sivilce (akne)  bazen çok hafif seyreder. Ciltte yağlanma ve birkaç siyah noktacıktan ibaret olabilir. Bazen de tüm yüzü, hatta sırt bölgesini kaplayarak, derin ve kalıcı yara  izi bırabilecek derecede şiddetli olabilir.

Sivilce (akne) ergenlik çağı hastalığı olarak bilinmesine rağmen, aslında tüm yaş gruplarını etkileyebilir. Yenidoğan bir bebekte  bile sivilce (akne) görülebilir. Bazı kişilerde  sivilce (akne), 40’lı yaşlarda bile ortaya çıkabilir. Değişik yaş gruplarında ortaya çıkabilen sivilce (akne), daha çok genç erişkin hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Sivilce (akne)den etkilenen kişilerin %85’i, 12-24 yaş arasındadır. Sivilce (akne) genç kızlarda adet döneminden bir yıl önce başlayabilir.

Ergenlik döneminde, sivilce (akne)nin çeşitli klinik şekilleri vardır. Ergenlik döneminin başlangıcında ortaya çıkan sivilce (akne)ler siyah noktacık ağırlıklıdır. Iltihaplı sivilce (akne) daha az görülür. Ergenlik döneminin orta ve geç dönemlerinde ise daha çok sayıda  ve daha şiddetli iltihaplanan sivilce (akne)ler ortaya çıkar. 

Ergenlik  döneminde sivilce (akne), erkeklerde daha sık ve daha şiddetlidir. Ancak ergenlik çağı sonrası (kadınlarda %12, erkeklerde %3) görülen inatçı sivilce (akne)lenme dönemi, kadınlarda daha sık ve daha şiddetlidir. Bu dönem 20 yaşında başlayıp, 40’lı yaşlara kadar devam edebilir.

Sivilce (akne)nin ırk dağılımı hakkında çok az çalışma vardır. Bunlardan birinde, Japonlarda, beyaz Amerikalılardan daha az sivilce (akne) sorunu yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca şiddetli derin sivilce (akne), beyaz ırkta siyah ırka göre daha fazla bulunmuştur. Sivilce (akne)nin kalıtsal bir hastalık olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır. Sivilce (akne) toplumda o kadar sık görülür ki, bunun genetik olup olmadığını tespit etmek oldukça güçtür. Ancak yağ bezlerinin sayısı, büyüklüğü ve aktivitesi genetik geçişlidir. Özellikle şiddetli, derin yerleşimli sivilce (akne), aileseldir. Aynı yumurta ikizlerinde, sivilce (akne) şiddeti ve sıklığı eşit oranda görülmektedir.

Ülkemizde sivilce (akne) sıklığını gösteren fazla çalışma olmaması nedeni ile, veriler daha çok yurt dışı kaynaklıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 40-50 milyon kişinin sivilce (akne)den muzdarip olduğu bilinmektedir.

 

Gözaltı Morlukları Nedenleri ve Tedavisi

Özellikle pek çok  kadın için gözaltı morlukları bir sorundur ! Gözaltı morlukları neden olurur ve nasıl giderilir ?

Genetik mirasımız dışında, güneş, yorgunluk, stres gibi birçok etken “gözaltı morlukları” için zemin hazırlar. Gözaltı yüzümüzün en hassas bölgelerinden biridir. Gözaltında oluşan bu koyu renkli görüntü bizim yorgun, hasta ve kötü görünmemize sebep olur.

Göz çevresinin koyu renkli bir görüntüye sahip olmasının sebebi en çok genetiktir. Genellikle gözaltları ile ilgili sorun yaşayan kişilerin, anne ve babasında da bu durum vardır. Genlerle kişiye aktarılmış olabilir. Ancak ailesinde bu sorun ile hiç karşılaşılmamış olmasına rağmen de ortaya çıkabilir. Beyaz tenlilere göre koyu tenli kişilerde daha yaygın olarak görülmektedir. Sıklıkla sadece gözün alt kapağında oluşabileceği gibi bazen kirpiklerden kaşa kadar tüm üst kapağı da kapsayabilir.

Gözaltı Morluklarının Nedenleri

• Damarların cilde yakın olması bu görüntüyü verebilir.
• Bazen de gözaltı torbalanması dolaşımın rahat sağlanamamasına neden olur ve bu durum gözaltı morlukları oluşturabilir.
• Göz çevresi cilt dokusunun pigmentasyon yapısının yoğunluğundan yani cilde renk veren hücrelerin normalden fazla olmasından kaynaklanan bir koyulaşma olabilir.
• Gözaltında bulunan kılcal damarların kan sızdırması da bu görünümün oluşmasına neden olabilir.
• Gözaltına koruyucusu sürmeden, hassas bir bölge olan gözaltını güneş ışınlarına maruz bırakma da yine koyu halkaların bir nedenidir.
• Alerji ve astımı olan kişilerde göz çevresinde morumsu renk görülmektedir.
• Yaşlanma da koyu renk halkaların oluşmasında bir etkendir.
Gözaltı hassas bir bölge olması sebebiyle çoğunlukla çevresel faktörlerden de etkilenir. Stres başta olmak üzere, uykusuzluk, yorgunluk, sigara ve alkol kullanımı gözaltında koyu halkalar oluşmasına neden olur. Günümüzde estetik uygulamaların artması ve bu uygulamaların sık aralıklarla tekrarlanması, gözaltı morlukları ve torbalanmasını arttıran bir etkendir.

Alıntıdır: ozde.org

Siyah Noktalardan Kurtulma Yolları

Cildinizde ve yüz bölgenizde siyah noktalar ve sivilceler var ve siz bunları tırnakla sıkarak bu sorundan kurtulmayı düşünüyorsanız büyük bir hata yaptığınızın farkında değilsiniz de haberiniz yok. Biz size kolayca bu siyah noktalardan kurtulmanın belli başlı yollarını söyleyelim de bu sorundan biran önce kurtulun.

Sivilce veya tıpta geçen adıyla akne, özellikle de ergenlik dönemindeki gençlerin karşılaştığı problemlerin başında gelmektedir.

En sık görülen cilt problemlerinden biri olan bu sivilce, adeta gençlerin korkulu rüyası haline gelmektedir. En çok ta yanak, burun, alın ve sırtta bölgelerinde oluşan akne, yağ bezlerinden dolayı kaynaklanan bir hastalığıdır. Doktorlar siyah noktaların, sivilcenin habercisi olduğunu da belirtmektedir ve cilt temizliğinin önemine dikkat çekmektedir.

Dermatologlardan birisi olan Yasemin Fatih, siyah noktaların cildin altında oluşan yağ ve kirin sembolü olduğunu ifade etmektedir. Sivilcenin ergenlik zamanlarında kaçınılmaz bir sonucu olarak görüldüğünü söyleyen Fatih, cilt temizliğiyle bu sorununu ortadan kaldırılabileceğini belirtmektedir. Siyah noktaların mutlaka temizlenmesi gerektiğini anlatan Fatih, “Siyah noktalar daha sonra oluşacak sivilcenin de habercisi olduğunu vurgulamaktadır. Yani siyah nokta yoksa sivilce de yoktur.” diye konuşuyor.

Özellikle sivilce oluşumuna uygun olan ciltlerin tonik yardımı ile günlük temizlenmesi gerektiğini belirten Fatih, yüzünde siyah nokta olanların buhar banyosu yapması gerektiğini anlatmaktadır. Siyah noktaları asla tırnakla sıkılmaması gerektiğini belirten Fatih, ciltlerinde siyah noktası olan gençlerin yüzlerini on dakika süre ile havlu altında buhar banyosu yaptırmasının faydalı olacağını belirtmektedir.

Buhar banyonun hemen ardından siyah noktaların el değmeden kulak temizleyicisi çöpler yardımıyla temizlenmesinin daha doğru olduğunu söyleyen  Fatih, cilt üzerinde çok sayıda siyah nokta bulunması durumunda hemen bir hekime danışılması gerektiğini üstüne basa basa vurgulamaktadır.

Sivilce oluşumunun doğru bir bakımla büyük oranda önüne geçilebileceğini ifade eden dermatolog Yasemin Fatih sözlerine şöyle devam ediyor: “Sivilceler cildin yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında sivilceler ortaya çıkar.

Yağ bezleri, sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Ergenlik döneminde sebum salgısı artar ve ciltteki gözenekleri tıkar. Gözeneklerin tıkanması, sivilce oluşumunun ilk aşamasıdır.” Bu aşamadan sonra gözeneklerin genişleyerek siyah noktaları oluşturduğunu ifade eden Fatih, bu alanlara kir, sabun ve makyaj artıkları, yağ ve ölü hücrelerin birikerek sivilceyi oluşturduğunu açıklıyor. Dermatolog Fatih, bu yüzden sivilce problemi olan kişilerin akne problemini daha az yaşaması için her gece yastığını değiştirmesi gerektiğini anlatıyor

Akne konusunda bilinmesi gerekenler

  • Akneli (siyah noktalı) ciltlerde pH dengesi bozulduğundan dolayı mutlaka cilde en uygun olan pH 5,5 temizleyicilerin kullanılması gerekmektedir.
  • Sabun şeklindeki olan temizleyiciler, siyah noktaların oluşumunu arttırdığı görülmektedir. Bu nedenle jel kıvamındaki ürünler kullanılmasında fayda vardır.
  • Kaşınan veya sıkılan sivilceler ciltte tahirabata yol açabilir ve kalıcı izler bırakabilir.
  • Yüzlerinde akne olan erkekler traş olurken jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmalıdır.
  • Akneli cilde, yüz yıkandıktan sonra nemlendirici kesinlikle sürmemelidir

Güzellik İpucları

Kadınlar için güzellik denince makyaj vazgeçilmez bir unsurdur.Bunlar için uygulayabileceğiniz basit ipucları işinizi kolaylaştırabilir.

Kirpik uçlarında biriken rimel kalıntıları, şekle girmeyen kaşlar, ısınmayan ağda bantları ve daha fazlası için işinizi kolaylaştıracak 10 pratik güzellik önerisi…

1. Kirpiklerimize rimel sürdükten sonra kirpik uçlarında biriken kalıntılar güzelliğimize gölge düşürür. temiz ve kuru bir diş fırçasıyla kirpiklerinizi tararsanız kirpik uçlarında toplanmış rimel kalıntılarını temizleyebilirsiniz.

2. Kaşlarınız gürse ve istediğiniz gibi görünmüyorlarsa temiz bir diş fırçasının üzerine biraz saç spreyi sıkıp kaşlarınızı tarayın.

3. Rimelimiz kuruduğunda aklımızdan hep içine biraz su eklemek gelir ama işe yaramadığını görürüz. Sizin için işe yarar bir önerimiz var; rimelin kapağını sıkıca kapatın. Bardağın içine sıcak su doldurun. Kapağı kapalı rimeli 2 dakika sıcak suda bekletin. Rimeliniz yumuşayacak ve kullanıma hazır hale gelecektir.

4. Soğuk ağda bantları zamanı olmayan kadınlar için idealdir. Her ne kadar kullanma talimatında iki elinizin arasında ısıtın deseler de bu ısıtma yeterli değildir. Sadece bir dakika saç kurutma makinesini ağda bandının üzerine tutun. Ağda yeterince ısınmış olacak ve tüylerinizi mükemmel bir şekilde alacaktır. Eğer ağda bandı yapıştırdıktan sonra soğursa yine saç kurutma makinesini üzerine tutarak ısıtabilirsiniz.

5. Ağda sonrasında oluşan kızarıklıklar canımızı yakar. temiz bir poşetin içine bir parça buz koyup kızarıklık olan bölgede gezdirin. Kısa sürede acısı geçecek, kızarıklık yok olacaktır.

6. Cildinizde sivilce çıkacağını hissettiğinizde gece uyumadan önce sivilcenin üzerine bir miktar süzme bal sürün. Etrafa dağılmaması için üzerine yara bandı yapıştırın. Sabah uyandığınızda sivilceniz iyileşmiş olacaktır.

7. Yağlı ciltlerin en büyük sorunu alın ve burun bölgesi üzerindeki parlamadır. Cildinizin yağ dengesini ayarlamak için bir kâse yoğurda ihtiyacınız var. Cildiniz kuruyken yoğurdu masaj yaparak sürün. 15 dakika bekleyip ılık suyla durulayın. Yenilendiğinizi hissedeceksiniz.

8. Sırtınızda ya da göğüs bölgenizde sivilce sorunu yaşıyorsanız kil maskesini deneyebilirsiniz. Aktar ve doğal ürün satan dükkânlardan alacağınız kili klasik maskeler gibi cildinize uygulamanız ve ılık suyla durulamanız yeterli!

9. Kuru ciltlerin neme ihtiyacı vardır. Cildiniz için gerekli nemi sağlamak için ihtiyacınız olan tek şey; bir avuç toz şeker! banyo suyuna bir avuç toz şeker ekleyin ve her zamanki gibi banyonuzu yapın. Teninizdeki yumuşaklığın keyfini çıkarın.

10. Bebekler için yapılmış ıslak mendiller acil durumlar için birebirdir. Makyaj kalıntıları, terleme, kıyafet lekeleri gibi kriz anlarında yardımınıza koşar. kaliteli markaların ürettiği ıslak mendilleri mutlaka çantanızda bulundurun.

Güzellik Önerileri

Cildinizi güçlü ve esnek tutun

C Vitamini hayati bir kolajen bileşimidir ve cildimizi esnek tutar. C vitamini zengini çiğ meyveler ve sebzeler yiyerek cildinizi sıkı ve esnek tutabilirsiniz. Silis zengini salatalık, dolmalık biber ve marul güçlü kemiklerin, sağlıklı tırnakların ve parlak saçların oluşmasına yardımcı olur. Havuçta, kayısıda ve diğer turuncu meyveler ile yeşil sebzelerde bulunan Beta karoten, oksidatif hasarlara karşı vücudu korur ve güneş yanığının önlenmesine veya hafiflemesine yardımcı olur.

Cildinizi temiz ve parlak yapın

Cildimiz yoluyla toksinleri atar ve besinleri alırız. Vücudunuzun içine nüfuz etmesini istemediğiniz hiç bir şeyi cildinize sürmeyin. Keten tohumu, badem, kabak çekirdeği tohumu veya avokado gibi sağlıklı yağlar en iyi nemlendiricilerdir. Vücudunuzun atıkları kolaylıkla temizleyebilmesi için bol bol arınmış su için. Böylece cilt hücrelerininin de temizlenmesine yardım etmiş ve görünen kırışıklıkları azaltmış olacaksınız.

Sağlıklı bir renk

Egzersiz ve terleme cilt hücrelerinin temizlenmesine yardımcı olur, oksijeni bütün vücuda taşır ve sağlıklı bir renk sağlar. Yeşil yapraklı sebzelerdeki oksijen veren klorofil cildinize sağlıklı bir ışıltı verir. Magnezyum de hücrelerin atıklardan temizlenmesini sağlar ve vücutta su tutulmasını önler.

Tazelenmek ve canlanmak için yüz maskeleri

Avokado, faydalı yağlar ve E vitami açısından zengin bir kaynaktır. Avokado maskesi kuru ciltler için mükemmel bir toniktir. Avokadoyu ezin ve içine bir kaç damla tazelendirici portakal ya da limon suyu ilave edin, cildinize uygulayın ve rahatlayın. Yıkamadan önce 20-30 dakika kadar bekleyin. Salatalık maskesi de yağlı ciltler için iyidir. Cilde uygulayın nemli bir havluyla kapatıp dinlenin.

Doğal yüz toparlayıcılar

Aloe vera doğal bir yüz gerdiricidir. Taze yapraklardan çıkarılmış jel formunda olanı en iyisidir. Gece boyunca ya da gündüz yarım saat kadar cildinizde beklettikten sonra yıkayın. Cildinizi toplar, yorgun ve sarkmış cildi sıkılaştırır. Güneş yanığı da dahil tüm yanıklara karşı iyidir. Acı ve kızarıklık geçene kadar yanıktan etkilenmiş bölgelere düzenli olarak uygulayın.

Daha güzel saçın sırrı

Kan akışını hızlandırmak için saç diplerine masaj yapın. Sülfür, silikon ve protein da dahil olmak üzere önemli mineralleri içeren doğal yağlar saç sağlığınızı destekler. Badem, kenevir ve kabak çekirdeği yağlarını sürerek yapacağınız tedavi saçlarınıza güzel bir parlaklık verir

Cilt Tipine Göre Cilt Bakımı

Karma Cilt
Alın, burun ve çene yağlıdır. Yani yüzde T şeklinde bir yağlanma görülür. Yağlı olan kısımlarda siyah nokta, yağ butonları, açık gözenekler bulunabilir. Yanaklardaki gözenekler ise kapalıdır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, düşük alkollü tonik, cildin durumuna göre nemlendirici ve eğer gerekiyorsa göz çevresi için krem.

Kuru Cilt

İnce bir üst deriye sahip, gözenekleri ufak ve kapalı cilt. Ancak yağ salgılanması normalin altında olduğu için görünümü mattır ve pul pul kalkmalar görülür. Cilt gergindir fakat çabuk kırışır. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yağ içerikli nemlendirici, besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve nemle yağ depo edici maskeler.

Yağlı Cilt
Görünümü parlak ve yağlı, gözenekleri açık bir cilt tipi. Gözeneklerin içi genellikle dolu, siyah noktalı ve sivilceli olabilir. Yağlı cildin akne problemini önlemek için çok dikkatli bir günlük temizlik programı uygulanmalıdır. Kullanılacak ürünler: Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, su içerikli nemlendirici ve sarkmayı önlemek için temizleyici ve sıkıştırıcı maskeler.

Eğer Yağlı Cilt Sivilceliyse
Sivilce, siyah nokta ile kapalı olan gözeneklerden fazla yağ salgısının dışarı çıkamayıp, olduğu yerde birikmesiyle oluşur. Yağlı ciltlerde kullanılacak ürünlerin özenle seçilmesi şarttır. Kullanılacak ürünler: Antiseptik sabun (kükürt, kafur, katran içeren ürünler)

Eğer Yağlı Cilt Hassa İse
Genişlemiş gözenekler, zaman zaman kırmızı lekeler görülür. Hassasiyetinden pul pul kalkabilir. İç ve dış etkenlere karşı duyarlıdır. Kaşıntı ve yanma görülebilir. Kullanılacak ürünler: Süt tipi temizleyici, kesinlikle alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.

Olgun Cilt
Hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. Ölü hücreler kat kat yığılarak sonuçta cilde kaba bir görünüm verir. Yağ hücrelerinin daha yavaş çalışmaları ise derin çizgilere ve gevşemeye neden olur. Sürekli bir nemlendirici kullanılmazsa deri kurur ve kırışır. Kullanılacak ürünler: Kipozom ve vitamin E içeren kremler, alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz bir yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.

alıntıdır:bitkiylebakim.com

Cilt Tipi Nasıl Belirlenir?

Doğru bir cilt bakımı için cildiniziz tipini tam olarak bilmeniz gerekmektedir. Peki bunu nasıl yaparız ?

          Koyu, esmer, buğday, sarı, beyaz gibi cilt renkleri cildin dokusunu etkiler. Cildin dört dokusu vardır: Yağlı, kuru, dengeli (normal) ve karma. Cildin durumu diye bahsedilen ise cildin hassas ya da pürüzlü olmasıdır.

Yukarıda ki ayrımları öğrendikten sonra cildin türüne karar verebilmek için, yüzümüzü iyice temizlemeli ve  sonra güçlü bir ışıkta incelemeliyiz. Yada aşağıdaki testi uygulayabiliriz. Böyle bir testi yapabilmek için;İnce ve emici bir kağıttan hazırlanmış, 2 cm eninde ve 5-6 cm boyundaki şeritler yeterli olacaktır.

Cilt Türü Belirleme Testi
İlk Aşama
Yüz bol su ve cilde uygun bir sabunla yıkanır.Daha sonra temiz bir havlu ile kurulanır. Yüze hiçbir krem,nemlendirci veya losyon sürülmez.

İkinci Aşama
Şerit halinde kesilen kağıtların yazılabilir yüzeylerine ALIN, BURUN, ÇENE ve YANAK yazılır.
Üçüncü Aşama
Kağıt şeritler, üzerine yazılan bölge isimlerine göre yerleştirilir.ve yaklaşık 20 saniye bekledikten sonra sonuç değerlendirilir.

Değerlendirme

Eğer cildinize uyguladınız şeritler tüm yüz bölgenizde yapıştıysa ve kağıt üzerinde büyük lekeler oluştuysa;CİLDİNİZ YAĞLI

Eğer hazırladıgımız şeritler hiçbir şekilte yüz bölgemizde yapışmıyorsa ve burun bölgesi dışında hiçbir şeritte leke yok ise CİLDİNİZ KURU VE SUSUZ
Eğer kağıt şeritler alın, burun, çene bölgelerinde büyük yağ lekelerine sahip iken diğer bölgelerde kuru kalıyor ise CİLDİNİZ KARMA demektir.

Kuru Cilt
Vücudumuda yeterince su olmaması, cilt altındaki yağ bezlerinin yeterli çalışmaması ve yaşlanma cildimizin kurumasına sebep olur.Kuruma açık tenli insanlarda daha fazladır. Cilt genelde gergin ve pürüzsüzdür.Kuru ciltler çabuk çatlar, pul pul olur ve soyulur. Bu tip cilde sahip olanlar genç yaşlarda yüz cigileri ile tanışırlar. Bu duruma sebep olan diğer etkenler ise, sert sabunlar, güneş, rüzgar, kaloriferli evler ve havalandırma tertibatları gibi dış etkenlerdir. Ve en önemlisi cilde uygun olmayan kozmatik kullanımıdır. Kuru cildi korumak için su kaybını önlemek şarttır. Ve mutlaka cildine uygun bir nemlendirici ile korunmalıdır.

Yağlı Cilt
Yağ bezlerinin fazla çalışması cildimizin yağlı olmasına neden olur.Fazla sebum salgılanması koyu renkli ciltlerde daha fazla görülür. Ancak kimi zaman açık renk bir cilt de bu yüzden soluklaşabilir. Yağlı ciltlerin derileri kaba, gözenekleri açıktır. Cilt daima parlaktır. Bu tip ciltlerde siyah noktalar, sivilceler çıkar ve akne görülür. Yağlı cilt diğer cilt tiplerine göre yaş ilerledikçe güzelleşir.Genç görünümü uzun ömürlüdür.Çizgilenme daha az olur.Yüzümüzü temizlerken yüzdeki tüm yağları temizlemek cildimizin daha çok yaglanmasına neden olur.Yüz temizleyicileriyle yüzü yıkayıp temizlemek çogu kez cildin kurumasına ve kızarmasına neden olur.

Dengeli-Normal Cilt
Yağı, nemi, asidi birbirine uyumlu olan cilt, dengeli cilttir. Bu cilt tipi idealdir.Ancak çok az rastlanır.Dokusu iyi, gözenekleri belli değildir.Dokunduğunuzda yağlı hissi vermez.Bu cilt tipi dönem dönem nemini kaybeder ve kaybettiği nemi geri kazandırmak gerekir.En az sorun yaşanan cilt tipidir.

alıntıdır:bitkiylebakim.com

Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

Güzel bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cilt tipinizi ve o cilt tipine uygun bakım ürünlerini tanımalısınız. Ayrıca bazı ürünler var ki, onlardan da kesinlikle uzak durmalısınız.

Güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, önemli olan kullandığınız ürünün ne kadar pahalı olduğu değil, cildinize ne kadar uygun olduğudur. Cilt gün içinde kirlenir. Bu nedenle biriken kirler, ter, yağ gibi kişisel salgılar ve dökülmekte olan ölü cilt hücreleri temizlendikten sonra cilt nemlendirilmelidir.

Cilt tipleri ve cilt tiplerine uygun ürün tercihinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar:

Kuru cilt: Kuru ciltlerde, kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün, yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.

Yağlı cilt: Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.

Karma cilt: Kozmetik olarak T bölgesi, yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın, burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik, diğer bölgelerde ise daha sert etkilidir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Tercih edeceğiniz güneş koruyucusunun da yağ içermemesine dikkat etmeniz gerekmektedir.

Cilt bakım ürünü seçerken bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da bu ürünlerin içerikleridir.

Güneşten koruyucular: Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engeller.

Tretinoin ve türevleri: Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olur.

AHA (Alfa Hidroksi Asitler): Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün, yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır. AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.

Kaçınılması gereken içerikler:
Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.

SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES (sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, diş macunu, traş kremi, kuru temizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur. Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.

Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.